25.08.2009

Göcek-Hisarönü-Göcek

Bu sene charter yelkenli gezimizi Göcek-Hisarönü-Göcek-Rotasında yaptık. Tabii bu arada Rodos ve Simi adalarını da ziyret etmeyi unutmadık. Ayrıca bu sene kendimize bu seyahat için 14 gün izin verdik. Zira geçen senelerdeki 7 günlük geziler asla bizi kesmiyordu. Yine teknemizi E.G.G. den kiraladık. Bu üçüncü yılımız oldu. Hizmet kalitelerinde ve müşteri odaklı çalışmlarında asla bir değişme görmedik. Bu seneki teknemiz yine geçen seneki KIWI teknesi idi. Aklımız ve gönlümüz geçen seneki 2008 model bu genç kızda kalmıştı. KIWI, bir Jeanneau Sun Odyssey 42i. Hem performans hemde konfor açısından yine bizden tam not aldı. Gelecekteki teknemizin bu kız olma ihtimali çok yüksek. Gerçi zamanla herşey değişebilir ama şimdilik öyle.

Bu seneki kadromuz bizim familya ve Özdinçler familyası. Sevgili Engin ile 10 ay bu seyahati düşleyip sonra teknenin üzerine çıktığımızda, sevgili Arzu "-İyi yaptınız, 10 ay boyunca bugün gelsin, gelsin dediniz o gün geldi işte, biz de bir sene daha yaşlandık" dedi. Çok da haklıydı. Anlayacağınız, bundan sonra bize seneye gelecek tekne seyahatinin hayalini kurmak yasak. Sebebi yaşlanmayı hızlandırıyor olması.

Genel olarak aldığımız kararlardan bir tanesi, fazla karada yiyecek, içecek için zaman harcamamak. Mümkün olduğu kadar alargada veya sakin koylarda kıçtan kara kalıp, yiyecek içecek işini teknede bitirmek. Bu konuda hanımların hakkını teslim etmek gerekecek. Hakikaten her öğün değişik yemekler yaptılar. Kurufasulye-Pilavdan sofistike tatlara kadar herşey. Sadece iki veya üç yerde karaya çıkıp, değişiklik olsun diye birşeyler yedik.

Geçen sene dikkat etmemişiz. Meğerse bizim KIWI'nin buzdolabında buzluk da varmış. Bunu farkedince içki stoğumuzu da ona göre düzenledik. Geçen sene buzdolabı ayarını biraz temkinli tutuyorduk. Bu sene devamlı, sonuna kadar açık ayarda tuttuk.

11Temmuz Cumartesi günü saat 13:30 gibi Göcek Skopea marinadan avara olduk. İzlediğimiz 15 günlük güzergah aşağıdaki gibi oldu:

1- Büyükağa Limanı (Göcek)
2- Büyük Semizce (Köyceğiz)
3- Rodos Mandraki
4- Serçe Limanı
5- Symi
6- Dirsek Bükü
7- Bencik
8- Tavşan Bükü
9- Selimiye
10- Orhaniye (Kız kumu)
11- **Tekrar Bencik
12- Datbükü (Bozburun)
13- Adaboğazı (Bozburun)
14- Symi Panormitis
15- Bozukkale
16- Arap Adası
17- Çiftlikkoyu (Marmaris)
18- Kargı Koyu
19- Yavansu koyu (Göcek)
20- Tersane koyu (Göcek)
21- Çiftlik koyu (Göcek)

Aşağı yukarı günde iki koya uğradık. Öğle yemekleri için bir koyda mola. Akşam kalmaya da diğer bir koy. Hepsi harika yerlerdi. Serçe limanı ve Arap adası'nın denizi, resmen tekne havada duruyor intibası veriyordu. Suları o kadar temizdi.
İlk çıkış günümüz C.tesi akşamını Sadun Boror'nun önerdiği gibi Göcek'in son koyu olan Büyükağa limanında geçirdik. Kıyıya kuruması için bırakılmış adaçayı ve kekiklerden küçük bir miktar aldık. Ertesi sabah erken saatte istikamet Büyüksemizce. Koya vardığımızda tek ve büyük bir motoryat demirli. Biz demirimizi bırakıp, her zamanki gibi uzunca bir kaloma ile zincirimizi serdik. Aslında burada kalmayı, ertesi günüde Rodos'a gitmeyi düşünüyorduk. Fakat ertesi gün için raporlar sert hava gösterince, planı öne alıp 12:00 - 13:00 arası Rodos için avara olalım dedik. Dedik ama o saate kadar iki üç tane orta boy guletde gelip bizim koya demir attılar. Ben huylandım, çünkü guletlerden biri tam bize 90 dereceden demir atmış. Muhtemelen zinciri bizim zincirin üzerinde. Neyse yüzdük, kahvaltımızı ettik ve çıkalım dedik. Aynen düşündüğümüz gibi demirimizi toplarken geldik guletin zincirine takıldık. Durum şöyle idi:


Gulet geleli zaten daha yarım saat olmuş. Hayatta demir alıp bir daha atmazlar. Zaten gördüğünüz gibi aslında koyun girişini enine kesen birazda biz olmuşuz. Nesye, bağırdık ses ettik, guletin üstünden gençten bir gemici bize baktı. Biraz biz söylendik, biraz o söylendi. Ama zahmet edip demirini laçkalamadı bile. Bu beni daha da kızdırdı. "-Tamam abi, gelin siz, kurtulursunuz" dedi. Bizde onun dediği gibi demirin üstüne doğru yürüdük. Tam apiko olunca 360 derece kendi etrafımızda döndük. Aa, hakikaten ırgat demiri yukarı aldı. Yani demiri kurtardık. Sonra gemici uzaktan bize seslendi: "-Abi, sizdeki Fransız bayrağını görünce sizi yabancı zannettim. Bilerek gelip üzerinize demir attım. Bu yabancılar gelip oraya buraya abuk subuk demir atıyorlar. Kusura bakmayın." Güler misin, kızar mısın, ne bileyim ne yapılır. Yine de teşekkür edip ayrıldık. İstikamet Rodos.

6 yorum:

Eyup Ogan dedi ki...

Merhabalar,
Keyifle okuyorum.
Bu son gezinizin fotograflarını da merakla bekliyorum...
Sevgiler...
Eyüp
s/y rossinante

Mali dedi ki...

Merhaba Tanercim,

Bende ne zamandır bu gezinizin detaylarını bekliyordum. Serçe limanı ve Bencik'i çok beğenmiştim. İnşallah tekrar kısmet olur oralara gitmek.Fotografları bekliyoruz.

Selamlar

suat erce dedi ki...

TANER BEY.MERHABA
UZUN ZAMAN SESINIZ CIKMADI,MERAKLANDIK.
BLOGUN TIRYAKISI OLDUK,
KESINTI OLUNCA HUZURSUZLANIYORUZ !!!
DR.DT. SUAT ERCE

dogi dedi ki...

Sevgili Taner Kaptan ve tayfası çok keyifli zaman geçirmiş anlaşılan 42i 'ye aşık olmuşlar iyice , haydi hayırlısı kısmetse bu kızla nikah yakındadır inşallah vergilerde şimdilik yok gibi :)

Adsız dedi ki...

Taner bey blogunuzun tamamını iki günde ve keyifle okudum emeğinize sağlık.Yazılürınızın devamını bekliyoruz.Selamlar.Hasan Yanarkaya

Taner dedi ki...

Hasan bey teşekkürler.
Yazabildiğim kadar devam edeceğim.

Selamlar,
TANER