4.05.2009

Bende yazar oldum !

Geçen hafta önemli bir işim çıkınca TALYA'yı Cüneyt, Engin ve Gökhan'a emanet ettim. Talya'yı onlara emanet ettiğim gibi blogu da bu hafta onlara emanet ediyorum.
Sevgili Engin seyirden sonra hemen aşağıdaki yazıyı kaleme almış, çok da güzel yazmış.
Çok teşekkürler Engin Reis.

Tanerin sayesinde artık bende yazar oldum !

Zaten bu aralar ileride kendimi bir yazar olabilirmişim ve inşallah kendi akdeniz turu kitabımı yazacakmışım gibi hissediyorum. (Bunda etken olan şu aralar Ayça Kirişcioğlu'nun YOL kitabını okumamdan ileri geliyor)

Taner cim görüyorsun bayağı havaya girdim. Taner'de bana böyle bir fırsat verince üstüne atladım.
Cuma akşamı Cüneyt beni aradı, "Yarın Taner, sen ve ben denize çıkalım mı ?" diye. Tabii ki hemen kabul ettim. Çünkü, Temmuz'a kadar ne kadar çok denize çıkarsak, 15 günlük yaz tatili için iyi bir antreman olacağını ve Taner'e de daha çok yardımcı olacağımı hissediyorum.

Cumartesi günü 12:00 de pontonda buluşmak için sözleştik. Hava raporuna baktım Cumartesi için parçalı bulutlu, Pazar günü için yağmurlu veriyor. Sabah kalktığımda terasa çıktım nefis bir güneş var ama hiç rüzgar yok. Deniz çarşaf gibi. Olsun dedim, motor yaparız, mühim olan denizin kokusunu almak.
Kahvaltıyı da hanım çocuk terasta, nefis güneşin altında yaptık. Ne bilelim ileriki saatlerde sırılsıklam olacağız diye !
11:45 de Talya' nın yanındayım. Baktım kimse gelmemiş, aldım hortumu fırcayı, kızımızı görücüye cıkacakmış gibi bir güzel temizledim. (Yağmurla beraber sanki çamur yağmış, birde kuş pislikleri, acaba tekneye korkulukmu koysak!)
Baktım bu arada mürettebat gelmiş ama değişiklik var. Taner yerine Gökhan gelmiş. Olsun aynı aile ya ! (Taner kaptan'nın işi varmış) Bende sevindim artık kaptanım diye, ama anahtar Cüneyt' de. Anlayacağınız yine miçoyum. Artk bir tekne almak farz oldu!
Hemen hiç vakit kaybetmeden palamarları çözdük, tonozu bıraktık yola koyulduk. Cüneyt kaptan tereyağından kıl çeker gibi pontondan ayrıldı. İyi ki öyle oldu, çünkü Taner kaptan Tesadüf Kafe'de yağda yumurta yerken bizi izliyormuş !!
Marinadan çıktık. Deniz palpa liman. Yelken yapmak imkansız çıplak arma motorla Burgaz' a gitmeye karar verdik. Hava harika, günlük güneşlik. Yolda biryerde bira içtik. Miço Gökhan bayağı hızlı. Bende miçoyum ama yaşlı miço...
Cüneyt zaten kaptan, ölçülü içiyor. Burgaza geldik. Hemen restaurantın botu geldi. Bizi tonoza bağladı . İskeleye bağlanmaktan daha iyi, nede olsa emanet tekne, tonoz daha garantili.

Kendimi kaptırmışım kusura bakmayın. Bir Burgaz turuyla bir kitap yazabilirim. Onun için kısa kesiyorum, çünkü daha anlatacak önemli konular var.
Çok güzel rakı - balık yaptık, yaşlı miçoyla genç miço. Miçoyuz diye rakıyı biraz abarttık. Kaptan yine ölçülü, doğrusuda bu.
Dönüşte rüzgar bize yelken yapma fırsatı verdi ama hava karasız. Kıble yapıyor, ordan poyraz dengesiz bir hava, gökyüzüne baktım bulutlar tel tel.
Melih hoca'nın söyledikleri aklıma geldi, ayrıca ben bunu Göcek'de de yaşadım. Fırtına geliyor, ama yanılırım diye arkadaşlarada ukalalık yapmak istemiyorum. Yelkeni topladık, motorla marinaya dönmeye başladık ki hava yağmaya başladı. Cüneyt-Gökhan kardeşler havuzlukta ben kalabalık olmasın diye salondayım. Kanal 14 dinliyorum. Bir çayım eksik, keyfim yerinde. Kaptanla genç miço sırılsıklam ama ben yaşlı miçoyum!
Marinadan içeri girmemizle bir fırtına koptu göz gözü görmüyor. Baktım yaşlı miçonun tecrübelerine ihtiyacları var çıktım. Havuzluğa çıkmamla, aynı Göcekteki gibi, sanki kafamdan aşağıya kovayla su döktüler. Ben Cüneyt'e gireceğimiz yeri gösterdim. Kaptan o havada tornistan olarak, çıktığı gibi hiç çapariz vermeden girdi. Görevli arkadaş o havada gelmiş, helal olsun. Palamarı tonoz ipini aldık, tekneyi bağladık, ortalığı neta ettik. Baktık ki sudan çıkmışız gibi. Ama her şey çok güzel. Deniz işte bu, hep sürpriz dolu. Marmara ise bambaşka, bütün özellikleri içinde barıdırıyor. Bence Marmara'da denize çıkan, pişen, tuzlu suyu tadan, heryerde seyir yapar. Yeter ki denize saygı duyalım, denizden çekinelim, pirpirikli olalım ve okuyalım.
Bu yazılarımı sabırla okuduğunuz için ve Taner kaptana da bana bu şansı verdiği için çok teşekkür ederim. İnşallah yolumuz bu engin denizlerde "BALKIZ" la kesişir.

Saygılarımla,
Yaşlı Miço Engin Reis


Not: "BALKIZ" inşallah ilerde olursa, tekneme koymak istediğim ad.

1 yorum:

Anonim dedi ki...

Engin Kaptan;
Hem hafta sonu 'denizimizi' bu güzel yazınla ölümsüzleştirdiğin için, hem de senin gibi bir yazarı bize kazandırdığın için teşekkürler.

Cüneyt