11.06.2007

Ailece Kalpazankaya da


Bu haftanın planını önceden yapmıştık ve benim heyecanla beklediğim bir hafta sonu oldu. Mürettebat, ben, eşim ve oğlum, yani çekirdek ailemiz. Hava roporlarını seyre çıkmadan sıkça kontrol ettim, öğleden sonraları için 15-16 knotluk rüzgar veriyor, sağanaklarda daha fazla da olabilir.
Programı, Cuma saat 17:00 gibi yola çıkış, Burgazada Kalpazankaya mevkiine saat 19:00 gibi varış, akşam yemeği Kalpazankaya'da, gece teknede kalış, sabah denize giriş kahvaltı güneşlenme ve rüzgardan istifade yelken yapmak olarak belirledik.
Çekmeköy Migros'dan kahvaltılık ve arada yiyecek nevale temin edildi. Bunların tekneye yerleştirilmesi v.s. Ataköy marina çıkışımız biraz geçe kaldı, saat 18:10 gibi avara olduk. Rüzgar çok tadında, hemen anayelkeni bastık, motorsuz 5 knot gibi bir hız yakaladık, ardından biraz daha hızlanmak için genovayı açınca tekne birden 30 derece civarında bayıldı. Bizim ufaklık birden çok tedirgin oldu ve genovayı toplamak zorunda kaldım. Yer yer sağanaklarda sadece anayelken bile tekneyi yatırmaya başlayınca kendi kendime "oğlum Taner, bu bir aile gezisi, tedirgin etme çoluğunu çocuğunu, nasıl olsa yarışta değilsin vur anayelkene camadanını, yola devam et" dedim. Tekneyi rüzgara döndürüp anayelkene camadanı vurdum ve ufak genova desteği ile tatlı tatlı yol almaya başladık. Daha sonra hanımın "geç kalabiliriz, çok da acıktık" söylenceleri ile, motor+camadanlı anayelken olarak yola devam ettik. Yaklaşık, 6.5 knotluk bir hızla Kalpazankaya'ya vardık. Daha önceden haber verdiğimiz için yerimiz ayrılmış, bot da bizi bekliyordu. Hemen koyun içindeki tonoza bağlandık ve botla restauranta çıktık. Bizden başka bir Alman aile daha vardı. Servis güzel, çalışanlar cana yakın ve hoşsohbet, tuvaletler çok temiz, yemekler lezzetli, manzara nefes kesici, sadece hesap biraz tuzluydu. Hemen ortamın resimlerini cep telefonumla çekip MMS olarak arkadaşlara yolladım. Maksat herkesin kulağına biraz deniz suyu kaçırmak. Yemeğimiz bitince tekrar botla teknemize geçtik. Saat 23:30 olmuştu. Bizim ufaklığın sorduğu "baba, bu çıtır çıtır sesler nereden geliyor" sorusunun cevabı midyelerdi. Teknenin içine girdiğiniz anda binlerce midyenin çatırdaması teknenin içinden duyuluyordu. Ben yatmadan biraz havuzlukta oturup ortamın tadını çıkartmayı tercih ettim. Yıldızlar, yakamoz, rüzgar, dalgaların sesi, hepsi binbir ahenkle insana müthiş bir dinginlik veriyordu. Sonra bende aşağı indim ve yattım. Sabah 8:00 gibi uyandık. Rüzgar tahminlerden farklı olarak keşişlemeden esiyor. Hemen kahvaltı soframızı hazırladık. Menümüz, resimlerden görebileceğiniz gibi tam deniz üstüne uygun. Büyük bir iştahla kahvaltı silindi ve süpürüldü. Bu arada bir balıkçı motorunun, yukarı restauranta balık getirdiğini farkettik ve bizim hanım, hemen balıkçılara seslendi:
-Heey bakar mısınız ! -Buyur abla. -Ne balığınız var ? -Abla, tekir var bide eşkina var. Ama tekirleri yukarıya vereceğiz. İsterseniz eşkina vereyim. -Taner, eşkina alalım mı? -Olur olur, pilakisini yaparız.
Balıklarımızı da aldık ve yukarı retaurantdan biz ayrılana kadar muhafaza etmesini rica ettik.
Daha sonra ufak ufak başka tekneler gelmeye başladı. Çoğunlukla yukarıya kahvaltıya geliyorlardı. Bir Beneteau 42 de bizim az uzağımıza demirledi. Az önce söylediğim gibi hava keşişleme. Denize girip çıktık, ben guneşte bumbanın üzerine atabileceğim bir örtü yaptırdım. Bunun vardavelalara geçecek lastiklerini falan takıyordum. Gözüm bir ara Beneteau'yu aradı fakat yok ! Hava nasıl olduğunu anlayamadan poyraza dönmüştü, ve Kınalı Burgaz arası birden kuzucuklarla dolmuştu. Hava dönünce Beneteau demir taramış ve demirlediği yerden yaklaşık 500 metre uzağa gitmiş ve hala gitmeye devam ediyordu. Bir ara içinde birileri vardır diye düşündüm, dürbünle baktım kimse yok. Hemen telefona sarılıp yukarıyı aramaya çalıştım, fakat bilenler bilir Kınalı'nın arkası cep telefonları için ölü bölgedir, bende hat alamadım. Islık çalıp yukarıdakilere haber vermeye çalıştım, neyse onlarda farkettiler ve hemen aşağı bota koştular ve teknelerini adadan bayağı uzakta kazasız belasız teslim aldılar. Demek ki, demire çok fazla güvenip tekneyi yalnız bırakmaya gelmiyor. Hava her an bir oyun oynayabilir. Saat 14:30'u gösterdiğinde bizde bulunduğumuz yerden avara olarak adanın ön tarafına geçtik. Fakat rüzgar gerçekten sert esiyordu. Ben önce boş biryerler bakındım, sonra klübün iskelesinin boş olduğunu görüp oraya aborda olmaya karar verdim. Usturmaçalar halatlar v.s. hazırlandı. Bende biraz stres var, hava sert, yanımda işi bilen yardımcı olacak birisi yok, iskelede de kimse yok. Neyse, rüzgarı iskele kıç omuzlukdan alarak iskeleye yaklaştık. Bu andan sonrası yapılmaması gereken bir dizi hataya sahne oldu. Ön iskele koçboynuzurına halatın bir ucunu izbarço ile sabitleyip, hanıma elinde halatla iskeleye atlamasını söyledim. Kızcağız söylenileni yaptı ve iskeledeki aneleye halatı geçirip teknenin burnunu sabitledi. Ama kaptan eşek olduğu için yanlış komut vermişti, rüzgar iskele kıç omuzlukdan geldiğinden bizim teknenin kıçı hemen açıldı ve iskeleye pruvamız iskeleye 90 derece döndü. Ben hemen sancağa koşup, teknenin sancak kıç omuzluğunun klübün önündeki duvara çarpmasını önledim. Durum şu: Ben teknenin kıçında, hanım elinde halatla iskelede, bizim ufaklık da teknenin ortasında "baba ben ne yapayım" diye soruyor. Allahtan bizim patırtımızı duyan yandaki tekne kaptanı gelip bizi bu bloke olmuş durumumuzdan kurtardı. Tekneyi güzelce bağladık fakat deniz çok hareketli olduğu için tekne fıldır fıldır oynuyor. Usturmaça takviyeleri, ekstra açmazlar v.s. ile tekneyi tam güvenceye aldıktan sonra, çarşıda güzel bir kafede yemeklerimizi yedik. Tabii bende gerginlik had safhada. Nasıl yaptım böyle bir hatayı diye söylenip duruyorum. Hanımın beni teskin etmesi ve güzelce karnımızı doyurduktan sonra ben de kendime geldim.
Bundan sonra, yine yanımızdaki kaptanın yardımıyla avara olup, kendisine çok teşekkür ettik. Motor + genova ve zaman zaman 7.5knot a çıkan hızımız ile ve çok güzel anılarımız ile Ataköy Marinaya döndük.

Ailece Burgazada

1 yorum:

Anonim dedi ki...

nefis bir hafta sonu ,darısı bizim başımıza.

ENGİN REİS