25.12.2007

Kurban Bayramımız


Yahu yaşım 40 oldu ama, şu bayramlarda hala kendimi çocuk gibi mutlu hissederim. Ailelerin işi gücü bırakıp birarada olması, alışverişe gittiğinizde bakkalla, manavla, Migros'daki kasiyer kızla "bayramlaşmak", gülen bir yüzle "iyi bayramlar" dilemek, hala tarifi imkansız bir mutluluk verir. Geçtiğimiz kurban bayramı da bu duygularla geçti gitti. Her geçen gün, her geçen bayram, insanın anılarındaki yerini bir daha yaşanmamak üzere alıyor. Onun için geçen günlerin kıymetini bilerek, doya doya sevinçle yaşamak lazım.
Evet, bayramın birinci ve ikinci günleri büyükleri ziyaretle geçti, ayrıca hava da bayağı kapalı ve soğuktu. Ama bendeniz bayramın üçüncü gününün açık ve nispeten sıcak olacağının bilgisini çoktan almıştım. Ve hanımı da buna göre hazırladım.
- Hayatım, ben bayramın üçüncü günü yokum, ona göre!
-Ama .......'ya gidecektik.
-Valla ben anlamam, ben tekneye gidiyorum. (burada kararlı bir ses tonu ile konuşmak önemli)
Tabii üçüncü günün sabahı, aileye şöyle mükellef bir kahvaltıyı kimin hazırladığını kolayca tahmin edebilirsiniz.
Saat 11:00 gibi marinadaydım. Evden çıkmadan da sevgili Cengiz Göl'ü aradım. O da gelmeye onay verdi. Ben ondan daha önce marinyaya geldiğim için, yine bir EGE26 sahibi olan, sevgili Murat Özbatur'un teknesine uğradım. Biraz Kalamış Marina taraflarında oyalandıktan sonra bizim teknenin oraya gittim. Yolda da Cengiz ile karşılaştık. Bayramlaşma faslından sonra denize çıkmaya karar vedik. Hemen tekneyi hazırladım. Zaten hazırlamaya da pek gerek yok gibi, çünkü tekne hep biryerlere gitmeye hazır. Her zaman neta olarak bekliyor. Hava müthiş güzel. Sıkı giyindiğimiz için hiç üşüme yok. Aksine kış güneşi yüzümüzü yakıyor. Hafif bir rüzgar da var. Bastık yelkenleri, amaçsız olarak bir sağa bir sola tramolalarla yaklaşık 4 saat kadar gezdik. Tam Kalamış Koyuna girerken, burnuma nefis yemek kokuları geldi.
-Cengiz, bu yemek kokuları nereden geliyor be ?
-İstanbul Yelken'den herhalde.
-Gel hadi bir yemek patlatalım, ne dersin ?
-Allah derim.
Hemen palamarlar bağlandı tekne neta edildi ve direk İstanbul Yelken'in yolu tutuldu. Aslında bizim saat 20:00 da bir aile büyüğü ile yemek randevumuz var. Aman kardeşim, onu da yerim bunu da yerim ne olacak !
Böylece Cengiz ile 2 saat şahane bir yemek yedik Sonra da bizim aile büyüğümüz ile yemeği bir daha repete yaptık.
İyiki de hepsini yapmışım, yoksa bugün anlatacak neyim olacaktı.
2007 Kurban Bayramı

1 yorum:

Anonim dedi ki...

Taner Bey,

Keşke haber verseydiniz, uğrayacağım diye.. Bir türlü görüşemedik. İyi bayramlar, mutlu yıllar. Bugün de benim yaşgünüm bu arada) muhakkak bekliyorum, aslında yarın açılacağı, akşama belki uğrarsınız. telefonlaşsak artık fena olmayacak)
selamlar...Mert Özbatur