18.12.2007

Talihsizlik

Geçen hafta Cumartesi günü kış olmasına rağmen güzel bir hava vardı. Bende daha önce yazdığım gibi ne yaptım ettim, soluğu saat 13:30 gibi teknede aldım. Bizim buradan ve kişisel yaptığımız davetlere icabet eden olmayınca bende yalnız başıma denize çıkmak istemedim. Aslında sonradan fark ettim ki, sevgili İlyas bloğa, gelmeye hazır olduğuna dair bir mesaj bırakmış. Maalesef o mesajı Pazar günü gördüm.
Aslında Cuma gününden başlayarak anlatmalı. Cuma günü saat 14:00 gibi işyerimden çıkıp BoatShow'a gittim. Hafta içi olduğu için, planladığım tüm standlarda dolaşıp yeterli bilgiyi aldım. Hafta sonları bu tip fuarlar panayır yeri gibi oluyor ve mümkün değil sorulanıza cevap bulamıyorsunuz. Bu fuarı kaçıranlar çok şey kaybetmiş sayılmazlar, çünkü konuştuğum çoğu firma Avrasya BoatShow 'a da katılacağını bildirdi. Fuarda gördüğüm en ilginç ürün, tamamen ağaç görünümlü bir pvc malzeme idi. Hatta üzerine zımpara yapıldığı zaman, uzaktan ağaçtan ayrımanıza imkan yok. Bütün sulu zeminlerde kullanılabiliyormuş. Bir teknenin güvertesini kaplamada, tik ağacının yaklaşık beşte biri maliyete geliyor. Sika v.b yapıştırıcılarla yerine yapıştırıyormuş. Bence gayet güzel bir üründü. Bu ürünle ilgili aldığım broşür v.b bilgiyi bloğa koyacağım. Ayrıca fuarda bu seneki charter programımız için biraz ön bilgi aldım.
Cumartesi günü Talya'ya gittiğimde, denize de çıkmadığım için birşeyler yapmam gerekiyordu. Bende hemen uzun zamandır kafama takılan zincir ırgatı ile uğraşmaya başladım. Aslında bir problemi yoktu fakat bana her an beni yolda bırakabilir gibi geliyordu. Onun için herşeyini bir elden geçirdim. Tüm zinciri denize boşalttım ve yeniden ırgatla zincir kutusuna çektim. Malum makinelere de çalıştıkları sürece sağlıklı kalıyorlar. Böylece bizim ırgat da bir antreman yapmış oldu. Ayrıca WD-40 ile bazı yerlerini korozyona karşı korumaya aldım.
Pazar günüde havanın bozuk olacağını biliyorduk ve GezginKorsan brunch için Kalamış Yelken Klubünde yerimizi ayırtmıştık. Fakat bizim ufaklık Cumartesi akşamı aniden ne yese ve içse çıkarmaya başladı. Biraz bekledik fakat durum ciddileşmeye ve dehidrasyon olmaya başlayınca hemen hastahaneye koştuk. Serum ve serumun içinde bulantı önleyici ilaç ile bizimki kendine geldi. Tabii ertesi günü bizim için brunch da hayal oldu. Bu benim Gezgin korsan etkinliklerine söz verip de katılamadığım üçüncü organizasyon oldu. İnşallah bu talihsizlikler serisi sona erer. Bende GK lara mahcup olmakta kurtulurum.

2 yorum:

Anonim dedi ki...

Taner bey selamlar,

Oncelikle sizin kucuk oglana cok gecmis olsun demek istiyorum, sanirim usuttu. Her nekadar bloga yorum birakmasakda cok yakinen takip ettigimizi bilmenizi isterim. Zaten ara ara da size ozel mesajlar atmaktayim. 21 Aralik - 07 Ocak arasi Turkiye'de olacagiz. Ancak malesef Istanbul'da kalamadan Ankara'da kucuk bir iki isi hallettikten sonra Kusadasina gececegiz. Yurt disindan kardesim ve daha tanisma sansini bulamadigimiz 8 aylik kucuk yegenim "Ruzgar Ege" ile tatilimizi degerlendirecegiz. Ancak Kusadasinda da olsam eger hava uygun olursa Istanbul'a gelerek sizinle denize cikmayi cok arzu ederim. Ayrica onumuzdeki yaz tatilinde sizde uygun gorurseniz iznimi sizin programa gore ayarlayip, ben ve esim de bir tekne kiralayarak pesinize takilmayi cok ama cok arzu ederiz.

Sizin ve ailenizim bayramlarini kutlar, saglik ve mutluluk dileriz.

Ozgur-Kseniya Dogu
0532 263 2179

Taner dedi ki...

Özgür bey,

Yazdıklarınız beni gerçekten onore ediyor. Çok teşekkür ederim.
Fırsat bulursanız Kuşadası'ndan İstanbul'a muhakkak beklerim. Siz gelin, bir yolunu bulur muhakkak denize çıkarız. Gelmeden de muhakkak bana haber verin. Sizde gerçek bir deniz aşığısınız bunu hissetmemek mümkün değil. Bende sizin gibi bir deniz aşığı ile birlikte seyir yapmaktan mutluluk duyarım.

Sevgiler,
TANER ÖZER