10.09.2008

Talya Yeniden Trilye de

Okullar açılmadan son yolculuğumuzu Trilye'ye yapalım dedik. Hanımdan oluru aldık. Daha önce de, olası Trilye yolculuğundan arkadaşlarımız Serap ve Altan'a bahsetmiştik. Onlar da ne zamandır bu yolculuğu yapmak istiyorlardı. Yaptığımız daveti memnuniyetle karşıladılar. Böylece bizim tekne mürettebatı tamamlandı. Toplam 4 büyük iki çocuk.
Tabii böyle bir yolculuk, toplu halde, başka teknelerle birlikte yapılırsa çok daha zevkli oluyor. Bu yüzden Gezginkorsan Forumuna bir davet yolladk. Davetimize, iskele komşumuz Ayna teknesi Kadir bey ve Kadir beyin arkadaşı Eros teknesi olumlu cevap verdiler. Bir gün önceden, sabah erken kalkacağımız için ailece teknede kalmayı tercih ettik. Sabah saat 7:00 da Altan, Serap ve Tan teknemize teşrif ettiler. Böylece Cumartesi günü sabah saat 7:30 da Fenerbahçe marina'dan 3 tekne ayrıldık. Yolculuğumuz toplam 7 saat sürdü. Zaman zaman genova desteği ile motor - yelken seyrimizi tamamladık. Trilye barınağına girdiğimizde saatler 14:30 u gösteriyordu. Barınağa kıçtankara olduk. Irgat kontrolu bende, dümen kontrolu Altan'da manevramızı yaptık. Ben sağlam olsun diye demir kalomasını biraz uzun bıraktım. İskeleye teknenin kıçı 1mt. kaldığında bütün zincir bitmişti. Hemen pasarella iskeleye bırakıldı ve karaya çıktık. Bizi trilye'de ilk karşılayan Haldun bey ve ailesi olmuştu. Haldun bey yelken konusunu merak eden, geleceğini eğer severse buna göre planlayacak olan bir yelken ve denizci adayı. Eşi de deniz ve yelkenle çok ilgili. Daha sonra sevgili Mehmet Sütçü ve eşi geldi. Ardından da, yine Bursa'lı yelkencilerden Cihan bey ve eşi ile tanıştık. Hepsi ile tanıştığımza çok memnun olduk ve temel konunun yelken ve denizcilik olduğu çok keyifli sohbetler yaptık.

Ertesi gün sabah saat 6:30 gibi uyandık. Aslında bir gün fazla yapabilirdik bu seyahati. Keşke Cuma sabahından çıkıp, Pazar sabahı dönseydik diye düşündük. Benim hafta içi aldığım hava raporları Pazar gününü kuvvetli rüzgarlı gösteriyordu. Tam Bozburun önlerine geldiğimizde yaklaşık 1mil uzağımızda deniz yüzeyinin koyu lacivert ve kuzucuklarla dolu olduğunu farkettim. Bir deneyelim diyerek başladık seyre. Hava 20-25 knot arası, sağanaklarda 30 knot u bularak esiyordu. Dalgalar da hatırı sayılır derecede yükselmişti. Bizim Talya atladı dalgaların üzerine. Bir müddet gittikten sonra, bir iki dalganın serpintileri çocukları ve bizleri bayağı ıslattı. Baktım yüzlerde hafif bir tedirginlik başlıyor, geri dönmeye karar verdim. Durumu Ayna ve Eros teknelerine rapor ettim. Onlar deneyeceklerini söyleyip devam ettiler. Bizse, tekrar Trilye'ye geri döndük. Çocukları ve hanımları deniz otobüslerine bindirip yolladık. Altan ile bir günü daha geçirmek üzere Trilye'yi dolaşmaya başladık. Çay bahçesinde otururken baktık uzaklardan, ama Batı yönünden bir tekne geliyor. Tekne geldi ve Trilye barınağına girdi. Biraz sonra telefonumuz çaldı. Meğerse gelen Gezginkorsan 'lar dan Esperanza teknesi Atilla abi imiş. Akşam teknelerine davet ettiler, oturup muhabbet ettik, yedik içtik. Sonrasında Bursa ERC Marine'den Erkan bey geldi. Kendisi ile de tanıştık. Çok güzel sohbetimiz oldu.
Ertesi gün sabah saat 5:30 da Trilye'den demir alıp karanlıkta yola koyulduk. Yolda güneşi doğurduk. Bozburun'a ulaştığımızda rotamızı 50 dereceye çevirip Esenköy'e doğru yollandık. Esenköy önlerinde rotamızı Fenerbahçe'ye çevirdik. Tüm bunların sebebi, dalgaları ve rüzgarı kolayımıza almak içindi.
Teknemizin ambarları, hanımların aldığı taze ve doğal, mis gibi Trilye domatesleri, salatalıkları, patatesleri ile dolu olarak, Fenerbahçe Marina'ya 8,5 saatte geldik.

Trilye 2008

1 yorum:

Anonim dedi ki...

Ya kardeşim adamı hasta etmeyin bu yaşdan sonra, gavur icadı çıkarmayın başımıza. Oturun oturduğunuz yerde. Bizim hanım bu siteyi takip ediyormuş
tutturdu bana tekne al diye. Al bakam burdan yak. Ya biz beygirlere okadar para yetiştiremiyoruz, başımıza şimdi birde bu çıkdı. Nerden buluruz teknenin ucuzu hemşerim. Hele de bakam???

Bahri

mail adresim vardır,istersen ona yazı ver bakam.