29.07.2009

Ayvalık Son Hikaye



Talya'mızı huzur içinde evimizin önündeki tonoza bıraktık. Tonozumuzun olduğu koy Poyraz'a açık. Diğer tüm havalara kapalı. Ayvalık'da Poyraz'da esti mi deli eser. Fakat koyda deniz kaldırmaz. Çünkü sığdır. En derin yeri 8mt yi geçmez. Bütün bu doneleri düşünerek, kendimi emniyette hissederek tonoza bağlandım. Tekneyi boşalttık. Tekne yaklaşık 15 gün yanlız kalacağı, daha önemlisi kontrolsüz denizde kalacağı için etrafı iyice toparladım ve gerekli önlemleri aldım. Son bir göz kontrolunden sonra tekneyi bırakıp karaya çıktım. Herşey normal görünüyor. Teknenin salınma çapı içinde herhangi bir doğal veya yapay mani yok. Bu şekilde İstanbul'a geldik. Yaklaşık 10 gün sonra tekrar tekneye gittiğimde hiç problemsiz yerinde duruyordu. O gün hava raporlarında kuvvetli Poyraz olacağı belirtilmişti. Bizim planımız da Kenan'lar ve bizim familya, tekne ile Ortunç'a gitmek. Cunda adasının Ortunç tarafı Poyraz'a kapalı. Fakat bana bir sıkıntı vasıl oldu. Nedeni de rüzgarın kuvvetli esmesine rağmen teknenin pruvasını değil de bordasını rüzgara vermesi. Bu bir kez daha olmuştu. Bu sefer Burgazada Kalpazankaya'da tonozda idik. Ve tekne pruvasını rüzgara dönmüyordu. Hemen restaurantdan tekneye gitmiştim ve tonoza bağladığım halatı çok kastığımı farketmiştim. Halata bir-birbuçuk metre kadar kaloma verince tekne rahatlamış ve hemen pruvasını rüzgara dönmüştü. Burada ilk aklıma gelen yine o oldu ve hemen baştaki tonoz halatını gevşettim. Ama birşey değişmedi, tekne hala rüzgara bordasını veriyor. Sonra teknenin altına dalıp baktık. Durum şöyle:


Rüzgar kuzeyden basıyor, teknebir bordasını karaya diğerini rüzgara vermiş duruyor. Dipte de salma eriştelere yaslanmış. Salmanın altına yaklaşık 75cm su var.

Hata 1, tonoza o kadar çok güveniyorum ki kontrol etmek aklıma bile gelmiyor. Ama kafamın içinde bir sürü soru. "Bu tekne bu pozisyona nasıl geldi, tonoza zinciri bağlayan dalgıç, abi bu tonoz 4 tane yelkenli tekneyi çeker, demişti ayrıca tonoz ipi ve zincirinin kaloması hesaplanmıştı, o yarıçap içinde bir mania olmaması gerekiyordu. Bu erişteleri görmemişler mi?" diye, akla gelebilecek onlarca soruyu kendi kendime soruyorum.

Neyse, yapacak birşey yok. Rüzgar tekneyi basıyor, bari rüzgar azalana kadar gidelim de Ortunç'da denize girelim dedik. Dediğimizi de yaptık, çoluk çocuk yollandık denize girmeye. Aradan 3 saat falan geçti herhalde. Ben bir bahane yarattım eve dönmek ve de tekneye bir bakmak için. İşte insanın içine doğuyor. Geldiğimde Talya'yı bıraktığımdan daha fazla kıyıya yakın gördüm. Hemen denize atlayıp teknenin yanına gittim ve üstüne çıktım. Tekne 15 derece kadar iskelesine yatmış. Öyle duruyor. Dalıp altını kontrol ettim. Salma zemine değiyor. Zemin çamur ve erişte. "Hey allahım nasıl oldu bu iş??" diye düşünürken, sonunda tonoza gidip çekmek aklıma geldi. Çektim, çektim aaa o ne ? Komple tonozun zinciri, halatı, kiliti elime geldi !! Allah kahretsin !! Niye daha önce tonozu kontrol etmedim ki... Tekne aslında ilk gördüğümden beri, tonozun betondaki mapasını kopartmış, boşta salınıyormuş anlaşılan. Kendime acayip kızdım bu tonoza bu kadar niye güvendim diye. Aslında ilk bağlanırken "Ülen acaba rüzgar istikametine demir atayım mı emniyet olarak" diye düşünmüştüm. Ama hem tonoz, hem demir şimdiye kadar hiç görmedim, acaba teknenin salınımında zararı olur mu falan diye vazgeçtim. Keşke yedek olarak demiri de bıraksaymışım. Neyse artık olan oldu, şimdi bu durumdan kurtulmak lazım. Bir durum değerlendirmesi yapalım. Rüzgar sancaktan geliyor. Kara iskele tarafta. Tekne iskeleye yatık. Tüm teorik bilgileri aklıma getirdim ve bazılarını denedim. Tornistanda çıkmak, tekneyi yana yatırmak falan. Tekneyi yana yatırmak işe yaramazdı, çünkü yatınca daha çok kara tarafına gidecekti. Dolayısı ile salma üzerinden atlattırıp öteki tarafa yatırmak lazım ki o da benim o anda yapabileceğim bir iş değil. Tornistan da veya ileride de yerinden kıpırdamadı. Tabii alttaki çamurun da vakum etkisi var, kolay bırakmıyor tekneyi. En iyi yol bir tekne yedeğinde buradan çıkmak. Hemen Ayvalık ile irtibata geçtik ve orta boy bir balıkçı motoru geldi. Yaklaşık 20 dakikalık bir çalışmadan sonra tekneyi bulunduğu yerden çıkardık. Ve doğru marinanın yolunu tuttuk. Daha sonra yaptığım alt kontrollerde salma torpilindeki zehirli boyanın iskele tarafta kısmen kalkmış olduğunu gördüm. Onun dışında başka bir problem olmadı.

Bundan sonra bilmediğim tonozlara bağlanırken gerçekten kontrol etmek lazım geldiğini anladım.

Dalıp bakabiliyorsak bakalım yoksa sahibine sorup bilgi alalım. Hiçbiri olmuyorsa mümkünse tekneyi yalnız bırakmayalım.

5 yorum:

dogi dedi ki...

Taner Kaptan, tekrar geçmiş olsun bizim tekneler bayağı sağlamdır,
daha öne örekeye çıkmış korsan :)

Anonim dedi ki...

Taner bey,

Blogunuzu büyük bir keyifle izlemekteyim. Henüz tekne almaktan uzağım ama ilerleyen günler neler getirir kim bilebilir...
Yazılarınız için teşekkürler...

Haldun
Bursa

Suavi Sönmez dedi ki...

çok geçmiş olsun...
Suavi Sönmez

Mali dedi ki...

Geçmiş olsun..

Anonim dedi ki...

Cok cok gecmis olsun...
Ozgur