16.04.2007

Denize Adam Düşürdük !

Bu hafta, önceden sözleştiğimiz, benim 24 yıllık çocukluk arkadaşım Nejat ve eşi Hande, kızı Ceren ayrıca Serap ve Altan’ı teknemizde ağırlıyoruz. Ayrıca ben, eşim, oğlum ve kuzenim Cüneyt. Teknede toplam 7 yetişkin 2 de çocuk var. Sabah erkenden cümbür cemaat deniz otobüsüne bindik ve saat 10:00 gibi palamarımızı çözdük. Ben, “bunca insan teknede sıkışır mıyız acaba diye” düşünürken durumun hiç de öyle olmadığı ve günübirlik seyahatlerde rahatlıkla 8 kişi tekneye sığabildiğimizi fark ettik. Havuzluk da 6 kişi, baş üstünde de 2 kişi hiç problem oluşturmuyor. Hatta havuzluktaki 6 kişiden 2 si kıç omuzluklardaki paşa koltuklarına oturunca havuzlukda bayağı geniş yer bile kalıyor.
Biz yine bu hafta Burgaz ada rotasındayız. Aslında bana da artık değişiklik gerekiyor. Her hafta Burgaz olmuyor. Kısmetse bu hafta Çam limanında teknede kalmayı, ayrıca boğaza girip yükselmeyi düşünüyorum.
Neyse, Cumartesi günü neredeyse sıfır rüzgar Burgaz’a doğru motorla ilerlemeye başladık.
Hava çok güzel olduğu için herkes geziden son derece memnun kaldı. Gidiş yolunda yelken denemelerimize rağmen tekne yerinden hiç oynamayınca tekrar motorla Burgaz’a vardık.
Mutat yeme içme faslımızdan sonra akşam17:00 gibi Kalamış Marina’ya dönüşe geçtik.
Yolda rotamız üzerinde yarış olduğu için bende dikkatli seyredip, yarışan yatlara çapariz vermemeye çalıştım. Tam bu arada denizin üzerinde oyuncak bir tekne gördüm. O anda kursta öğrendiğimiz, denize adam düşürdüğümüzde yapılan Williamson dönüşü aklıma geldi. Ve o şekilde oyuncağa yaklaştım. Bu arada Serap’ın eşi Altan havuzluğun arkasındaki platformda ayakta durup oyuncağı denizden almayı bekliyordu. Bu safhadan önce ben genellikle kızlara, yine bize kursta öğretilen, dengeleri bozulduğunda ellerini tutunmak için attıkları objelerin her zaman sağlam olmayacağını ve nerelere böyle durumlarda tutunmaları gerektiğini hatırlatıyordum. Tabi benim bu hatırlatmaları kızlar yerine Altan’a yapmam gerekiyormuş.
Altan oyuncağı almak için eğildiğinde elini attığı merdiven plastik tutucusundan kurtulup Altan’la beraber denize düştü. Altan tutunduğu merdiveni bırakmadığı için teknenin peşinden sürüklenmeye başladı. Hemen motoru boşa alıp teknenin yolunu kestik ve Altan’ı tutup yukarı çektik. Benim, teknede üşürsem giyerim diye tuttuğum kayak pantolonum ve Cüneyt’in verdiği kazakla kurulanıp tekrar ısınan Altan, teknenin orta yerine oturup kendini emniyete aldı ve marinaya kadar oradan kalkmadı.
İnsan her denize çıkışında yeni bir şeyler yaşayıp tecrübelerini hızla arttırıyor. Biz bu kadar durgun havada böyle bir olay yaşadığımıza göre, hava ve deniz şartları ağırlaştıkça muhakkak çok daha fazla önlem almak gerekiyor.
Marinaya geldiğimizde, havuzlukta içilen neskafeler eşliğinde günün yorumunu yapıp, daha sonra evlerimize döndük.
Denize Adam Düşürdük !

1 yorum:

Anonim dedi ki...

Muthissiniz. Esimle bereber okurken gulmekten, karnimiza agrilar girdi. Tebrik ederiz. Deniz aski, sevgisi ve macerasi ancak bu kadar hos bir dille anlatilabilir. Sizin muptelaniz olduk lutfen yazmaya devam edin.

Sevgiyle kalin.