7.05.2007

Talya'da iki misafir


17-20 Mayıs arasında yapılacak olan, tüm teknelerin katılımına açık 2. Bahar Rallisi için rezervasyonumu yaptım. İsteyenler Ataköy Marina’dan Deniz Atakan ile görüşüp, katılım için teknelerinin adını ve katılacak kişileri kaydettirebilirler.. Bizim ekip de belli oldu, ben, Mehmet, Gökhan ve Alper. Eğer Cüneyt de işlerini ayarlayabilirse bize katılacak. Herkesin Amatör Denizcilik Ehliyeti ve yelken eğitimi var. Kısacası iyi bir grup olduk. Benim için de iyi bir uzun yol tecrübesi olacak. Yelken tecrübesi az olanların, rallilere katılıp gruplar halinde gezmeleri hem sosyalleşme açısından hem de tecrübe arttırmak açısından çok faydalı oluyor.
Bu Cumartesi günü için arkadaşımız Engin ve kızı Balkı ile sözleştik. Engin’de teknelerle çok ilgili.Tekne markalarından, çapaların özelliklerine kadar her konuya hakim. Kısacası iş bir tek tekne almasına kalmış. İnşallah o da en kısa zamanda, kendini denizlerle buluşturabileceği bir tekneye sahip olur.
Rotamız yine klasik Ataköy-Burgaz Ada rotası. Gidişte ana yelken + genova ile ortalama 2,5 saatte 3.5 knot ortalama hız ve genelde apazdan aldığımız rüzgar ile seyrimizi tamamladık. Yine Çardak restaurant da balık ve meze ve akşam 18:00 gibi Burgaz’dan palamarı çözüş.
Burgaz’a gidiş seyrimizde, denize Engin’in yelkenci eldivenini düşürdük.
İlginç olan eldiven suyun üzerinde şişme bot gibi kaldı. Motor seyri yapmadığımız ve her iki yelkenimiz basılı olduğu için Cüneyt dönemeyeceğimizi söylese de, ben önceden hatırlanacağı üzere Williamson dönüşüne takıntılı olduğumdan, önce yavaşça eldivenden uzaklaşıp sonra düşürdüğümüz tarafa dümeni basıp yelkenlerin kontrasını değiştirip, eldivenin rüzgar altından kendisine yaklaşıp almak üzere hamle yaptık. Fakat Engin eldiveni 10cm lik bir farkla kaçırdı ve benim o kadar emeğim boşa gitti. Daha sonra bir dönüş daha yapıp almaya niyetlensek de teknede bir anda oluşan “kaçırdık” havasından, eldiveni gözden kaybettik.
Ufak tefek tekneye yaptığım işlerin olumlu ve olumsuz yanlarından da bahsedeyim biraz.
Davis’in yeke sabitleyicisi çok güzel iş görüyor. Benim teknede önceden yeke tutmuş kim varsa hepsi bu sistemin yekedeki yükün çoğunu alıp, kendilerinin sadece küçük düzeltmelerle tekneyi idare ettiklerini söylüyorlar. Bende bu görüşe tamamen katılıyorum. Yekeyi yelken bastıktan sonra yaklaşık bir 10-15 dakika rotasından saptırmadan düz bir hat üzerinde götürebiliyor. ( Tabii deniz çok dalgalı iken bu söylediğim biraz zor olabilir.) Şimdilik oto pilot niyetine kullanıyorum ve gayet memnunum.Ayrıca Mehmet Çömlekçi’nin yelken sayfalarından bu aletle ilgili daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Tekneme fuarda görüp aldığım VHF telsizimden de gayet memnunum. Markası JMC. Modeli RT2500. Piyasadaki diğer markalara göre çok hesaplı bir fiyata aldım. Ayrıca bunun montajı teknenin kontrol panosunda yer kaplamayacak şekilde kenara yapıldı. Bunun da montaj resmini en kısa zamanda buraya koyacağım.
Edinilen tecrübelerden bir diğeri ise, teknenizi herhangi bir yere aborda veya kıçtankara veya baştankara edip bağladığınızda size yardım edenlerin “tamam abi bu kadar yeter sağlam oldu” sözlerine kulak asmamanız. Son kontrolleri her zaman kendiniz yapınız ve her yönden tekneyi itip çekerek aborda olduğunuz iskele ile olan durumunu kontrol ediniz. Gereken yerlere ekstra usturmaça takviyesi yapınız veya açmazlarla tekneyi iyice emniyete alınız.
Şimdilik bu kadar, aşağıdaki video da yeke sabitleyicinin nasıl monte edildiğini daha detaylı olarak görebilirsiniz.






Engin'ler ile Burgaz Ada

2 yorum:

Anonim dedi ki...

su ana kadar yayimladiginiz fotograf ve filmlerde dikkatimi ceken teknede hic kimsenin ozellikle cocuklarin can yelegi takmadigi bu konudaki yorumunuz ve kanunlar nedir
Murat Erol

Taner dedi ki...

Murat bey merhaba,

Kanunlara göre, teknedeki kişi sayısı ve çocuk sayısı kadar can yeleği bulundurma mecburiyeti var.
Fakat giyme mecburiyeti yok. Ben genelde seyir halinde iken, yüzme konusunda yeterli olmadığını düşündüğüm kişilere hava nasıl olursa olsun can yeleği giymelerini söylüyorum. Tekneye gelen misafir çocukların anne ve babalarına da her zaman bu öneriyi yapıyorum. Fakat can yeleği giydirme insiyatifini çocukların anne ve babalarına bırakıyorum. Kendi oğlum içinse seyilerimizin büyük bölümünde hava nasıl olursa olsun can yeleğini giydiriyoruz. Hassasiyetiniz ve konuya gösterdiğiniz önem için teşekkür ederim. TANER ÖZER